Post-Pandemik dönemde sosyal kaygılarımız

Koronavirüs pandemisi hemen her evresinde sosyal kaygının kolektif bir deneyim olarak yaşandığı bir dönem oldu ve şu sıralar bu süreçte yepyeni bir evreye adım atıyoruz. Aşılanmalar son hız devam ediyor ve kısıtlamalar kaldırılmak üzere. Bu da bir yılı aşkın bir süredir korona tehlikesinden korunmak için sığındığımız evlerimizden çıkarak yabancılarla yeniden konuşmaya başlamak, sosyal toplantılara katılmak ve sohbetler yapmak suretiyle dış dünyaya geri dönüyor olmamız demek. Gerçek şu ki, normale dönmek biraz zaman alabilir ve yaşam koşulları tam olarak pandemiden önceki gibi olmayabilir ve hatta bu dönem beklentilerin aksine çok rahat geçmeyebilir. Nitekim çok değil, sadece bir buçuk yıl önce son derece sıradan olan sosyalleşme hareketleri artık birçoğumuz için endişe verir davranışlar haline geldi. Karantina sürecinde dış dünyadan kaçınma gerekliliği güvenliğimizi sağlayan bir tedbir olsa da aynı zamanda bir takım sosyal kaygıların oluşmasına ve güçlenmesine yol açmıştır.

Uzun süre maruz kalınan izolasyon sonrası toplu halde yaşantıya geri dönüşte insanların yanında nasıl davranacağını bilememek ya da sosyal iletişimin nasıl devam ettiği konusunda endişeli hissetmek hayatı boyunca hiç sosyal kaygı yaşamamış birine bile göz korkutucu gelebilir ve normal hayata dönme düşüncesi kişiyi paniğe sürükleyebilir. Kişi, açılmanın beraberinde getirdiği sosyalleşme sürecinde eskiden kolayca akan konuşmaların artık daha yorucu olduğunu fark edebilir ya da normal yaşama dönme baskısı ile pandemi öncesi gündelik yönetilen her şeyin sorunsuz bir şekilde hallolup olmayacağı konusunda şüphe duyabilir. Sosyal temastan uzun süredir kaçınılıyor olması sebebiyle gençler ve çocuklar da okula gitmeyi reddedebilirler ya da toplumda genel olarak agorafobi görülme sıklığında bir artış söz konusu olabilir. Pandemi öncesi dönemde sosyal kaygı yaşayan fakat bu durumla baş edebilen kimseler açılma sonrası çok daha fazla profesyonel yardıma ihtiyaç duyma noktasına gelebilirler.

Tüm bu olasılıkların ışığı altında önümüzdeki süreç zor gözükse de uzun bir süredir kozalarımızda saklanmanın ertesinde sosyal yaşamla yeniden yüzleşme noktasında bazı başa çıkma stratejilerini denemek mümkün:

  • Sadece yürüyüş amaçlı olsa bile her gün kısa süre de olsa dışarı çıkmak için elinizden gelenin en iyisini yapın.
  • Topluma açılımınızı kademeli tutun. Hedeflerinizi kolaydan zora belirleyin.
  • Kaygınızı kontrol altına almak için farkındalık çalışmaları veya meditasyon yapın.
  • Online sipariş vermek yerine alışverişinizi markete giderek yapın.
  • Kendinize karşı empati kurun ve şefkat gösterin.
  • Ara sıra korkularınızın üstüne gitmeye çaba gösterin. Kaçınmaktan kaçının!
  • Bu dönem hisleri paylaşmak oldukça önemli çünkü paylaşım yaptıkça aslında birçok kişinin sizinle benzer hisleri taşıdığını göreceksiniz.
  • Gün içerisinde katılacağınız sosyal aktivitelerin sayısını sınırlayın.
  • Minnettar olmanız gereken şeyleri hatırlayın. Günlük tutabilirsiniz.
  • Kaygılı düşüncelerinizi ve olumsuz düşünme kalıplarınızı takip etmek için düşünce kaydı yapın ve bunları olumlu başa çıkma ifadelerine dönüştürmeye çalışın.
  • Zorluklarla savaşırken geçtiğimiz yıl içerisinde stres ve endişenizi yönetmenize yardımcı olmuş yöntemleri hatırlamaya çalışın ve uygulamaya koyun.
  • Stres seviyeniz çok yüksekse eski hayatınıza dönmek için acele etmeyin. Örneğin, mesafe konusunda rahat değilseniz yakınlaşmalardan bir müddet daha uzak kalabilirsiniz ya da tam zamanlı işe dönmeden önce iş yerinize kademeli olarak gidebilirsiniz.
  • Artan sosyalleşmenin yol açtığı stresi hafifletmek için “ben zaman”ları yaratın ve öz bakımınızı ihmal etmeyin.

Pandemi öncesi sosyal kaygı yaşamış olun ya da olmayın post-pandemik yaşama geçiş pek kolay olmayacak. Ancak bu durum, sizin için anlam taşıyan bir hayata dönmenizin imkânsız olduğu anlamına gelmez. Biraz ağırdan alın, kendinize ve çevrenize zaman tanıyın. Pandeminin etkileri yıllarca sürecek olsa da insanoğlunun değişen şartlara uyum konusundaki becerisini kendinize sıkça hatırlatarak adaptasyon kabiliyetinize güvenin. Sonunda sürece uyum sağlayacak ve gerek kendiniz gerekse içinde bulunduğunuz dünyanın yeni koşulları hakkında çok daha iyi hissetmeye başlayacaksınız. Normal yaşama dönme konusundaki endişelerinizin devam etmesi halinde bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmaktan ve yardım almaktan çekinmeyin.