Kara Büyü Yerine Beyaz Büyü…

Şu anda içinde bulunduğumuz koşullarla geçmişi yaşamak mümkün mü?

Şu anda içinde bulunduğumuz koşullarla geleceği öngörmek mümkün mü?

Şu anda buradaki koşullarla başka bir yerdeki durumu anlamak mümkün mü?

Şu anda buradaki koşulları oluşmasına katkı sağlayan şeylerin tümünü,

Veya şu anda buradaki koşulların doğuracağı tüm şeyleri idrak etmek mümkün mü?

İhtimalleri konuşabiliriz. Üzerine düşünebiliriz. Değerlendirebiliriz. Yorum yapabiliriz. Yargıda bulunabiliriz. Ah vah edebiliriz. Endişelenebiliriz. Kaygılanabiliriz. Kafamızdan atamayabiliriz. Geçmişte olanlarla yaşamaya devam edebilir veya gelecekle ilgili senaryolara kapılabiliriz. Halbuki, bir anda, akşamdan sabaha tüm koşullar dramatik olarak değişebilir! Dramatik boyutta olmasa da her an her şey değişim halinde zaten, aynı kalmıyor, öyle değil mi?

Şu an’ın içinde alışkanlıklarınız hangi yönde? Bu alışkanlıkların size sağladıklarına ve size maliyetine bakmaya çalışın. Yaşamakta olduğunuz zorlukları, sıkıntıları bir düşünün. Bunlar hangi zamanla ilgili? Hangileri gerçek sorunlar? Şu anda zorlayıcı neler var? Geçmişte olup bitmiş olanlar var mı? Gelecekle bağlantısı olanlar var mı? Zihninizde (sırtınızda) taşımak çözüm üretmeye yarıyor mu?

Ve gerçekten istediğiniz ne? Gerçekten istediğiniz, ayaklarınızın geri gitmediği ilişkiler, farklı çözümlerin mümkün olması, daha fazla iç huzuru, daha fazla tat alma, gereksiz yüklerden kurtulup gerçekten gerekli olanlar için enerji ise, sizi şu an’ın –fırsatlara açık- enerjisinde tutabilecek neler var?

Adını çokça duyduğumuz iki kaynaktan bahsedeceğim. Kitap haline getirilmiş ve dilimize çevrilmiş bu sistemler, oldukça rahat okunuyor ve anlaşılıyor. Günlük hayatınıza olumlu katkı yapabilecek yaklaşımlar içeriyor. Ekstra bir egzersiz, zaman ve mekan gerektirmiyor. Kolaylıkla deneyerek, etkisini gözlemleyebilirsiniz. Elbette etki sihirli değnek gibi olmayacaktır! Yine not düşeyim, kalıcı dönüşüm için bu yaklaşımları (kas egzersizi gibi) sürdürmek gerekecektir.

Don Miguel Ruiz tarafından kaleme alınmış, Toltek bilgeliğinin anlatıldığı Dört Anlaşma kitabındaki prensipler, insan ilişkilerine ve hatta insanın dünyayla kurduğu ilişkiye “varsayım-sız” (önyargısız) ve “özenli” (hem eylem hem lisan olarak) bir yaklaşım getiriyor. 4 basit ve net hareket noktası var; kişisel algılama, varsayımda bulunma, sözcüklerini özenli seç, elinden gelenin en iyisini yap. Nasıl yanlış anlaşılmak, olumsuz diyaloglara ve hak etmediğimizi düşündüğümüz geribildirimlere maruz kalmak huzurumuzu kaçırıyorsa, karşımızdaki kişiler için de bu böyle. İletişimde yaşadığımız tecrübeler, kim olduğumuzu ve enerjimizi oldukça etkiliyor. Kitaptaki formül kendi benzetmesiyle şöyle; “Kara büyü yerine beyaz büyü ile etki etmek”. İncecik ve hızla okunabilen bir kitap. İçeriğinin sadece bir kısmını bile uygulayabilsek, çoğu ilişkimiz daha huzurlu bir bağa dönüşebilir.

Joe Vitale tarafından bir Hawai yöntemi olan Ho’oponopono’nun anlatıldığı Zero Limit kitabında ise, yine kişisel olarak kolaylıkla denenebilecek, bir yaklaşım var. Kitapta yer alan bilgiye göre bilinçli zihin ancak 15 byte idrak kapasitesine sahip. Halbuki o sırada 15 milyon byte’lık bilgi akımı gerçekleşiyor! Demek istediği, olgusal olarak da, neden-sonuç zincirini kurmak, anlamak pek mümkün değil! Bu yöntemle kişiyi, yanlış yargılara varmak ve bu yargılardan kaynaklanan zorluklarla baş etmek yerine, yargılardan, beklentilerden, varsayımlardan, idrak ettiğini zannettiklerinden bağımsız olan “0” (nötr) noktasına davet ediyor. “0” noktası açık görüşlü olabildiğimiz, kalıpları bir kenara bırakabildiğimiz bir nokta. Bu nokta esinlenmeye açık, hayatla dansa hazır ve daha geniş seçenekler için elverişli. Peki nasıl mümkün olabilir? Yöntemde verilen dört arınma cümlesi var: seni seviyorum, özür dilerim, beni affet, teşekkürler. Anahtar, kendi hikayenizde, kendi zihninizde bu arınmayı uygulamak; ihtiyaç duyduğumuz her anınız, veçheniz veya çevreniz için.

Dengede ve iyi halde kalabilmek için birçok teknik var. Zihninize veya bedeninize veya ruhunuza etki eden tekniklerden içinize sineni kullanabilirsiniz. Hangisini seçerseniz seçin zihin-beden-ruh dengesine katkı sağlayacak, tüm alanlara etki edecektir. Esas konu “anlama” aşamasından “uygulama” aşamasına geçebilmek. Sayısız kitap, seminer, bilgi, eğitim içinde kaybolmak mümkün olduğu gibi, tek bir yöntemi gerçek anlamda uygulamaya geçirerek ve içselleştirerek dönüşüm sağlamak de mümkün. Özetle, kişisel/ruhsal gelişim çalışmalarında sorumluluk kişinin kendisinde. Edilgen bir konumdan başkalarını, koşulları ve olayları sorumlu tutmak yerine, aktif bir konumdan kendi sorumluluğunu seçmek.

Bu teknikler pek de kafanıza oturmuyorsa, hepsini bir kenara bırakıp, gerçek yaşam hikayelerinden de pekala esinlenebilirsiniz. Önermek istediğim, okuma listelerinde mutlaka yer alması gereken bir kitap; Maya Angelou’nun “Annem ve Ben” adlı otobiyografik kitabı. Olabildiğince duygusal zorluğa ve dezavantaja sahip gibi görünen bir kişinin ilham verici yaşam enerjisi. Angelou’nun hayatı nasıl karşıladığını, yorumladığını ve nasıl bir var olma biçimini seçtiğini okumak ve şahit olmak birçok öğretiye bedel!