Koçluktan Neler Bekleyebiliriz?

Olayları ve çevremizi değiştiremeyiz, ancak kendimizi ve çevremizle kurduğumuz ilişkiyi yönetebiliriz. İşte koçluk bu alanlar üzerinde çalışır; Kişinin kendisi ve dünyayla kurduğu ilişki ile ilgili ipleri (sorumluluk) eline alabilmesi. Elimizde olmayan bir yağmur yağmaya devam eder, ancak yağmurla ilişkimizi değiştirmek ise bizim elimizdedir!

Koçluk, mevcut performansımızdan potansiyelimize gitme yolculuğudur; bugünden geleceğe. Bir değişim/dönüşüm hedefi varsa koçluk sürecinden yararlanabiliriz. Mevcut işte bir değişiklik, iş/kariyer değiştirme gibi kariyer konuları, iletişim ile konular, özgüven güçlendirme, öğrencilikten kariyer hayatına geçiş, sınavlara hazırlık, hedef belirleme, günlük hayatta herhangi bir dönüşüm ihtiyacı, hayatın her alanında karar arifesinde olma, herhangi bir hedefe ilerlerken adım atamama, zorlanma, tıkanma gibi durumlarda koçluğa başvurulabilir. Ayrıca, anlam yaratma, doyuma ulaşma gibi hedefler için kullanılabilir. Koçluk, bu tür dönüşüm ve değişimleri kolaylaştırma sürecidir.

Görüşmeler yapılandırılmış bir akış içinde, çeşitli disiplinlerden ve kadim öğretilerden harmanlanmış araçlar kullanılarak yapılır. Yararlanılan kaynak ise kişinin kendisidir. Her insan sağlıklı, yaratıcı ve yeteneklidir. Amaç kişideki potansiyeli, cevheri, yetenekleri açığa çıkarmaktır. Yüreklendirici bir süreçtir.

Öncelikle danışanın mevcut durumunun tespiti yapılır. Kişinin “kendine özgü” alanlarına, “kaynaklarına” inmeye çalışılır. Değerleri, güçlü yönleri ortaya çıkarılır. Geçmişteki olumlu ve güçlü tecrübelere başvurulur. Herkeste mevcut bulunan, benzersiz yetenekler, yaratıcılık ve öze ulaşabilmek için araçlar kullanılır. Bunlar içinde sağ/sol beyini aktif hale getiren diyaloglar da var, resim yapmak da var, meditatif canlandırmalar da. Süreç içindeki ödevler ve taahhütler kişiyi hem derinleştirir, hem yolda tutar. Bu bilimin üstüne bir de koçun sanatı eklenir. Varlık durumunu güçlendiren, bütünsel bir sistemdir.

Koçluğun hem koçlara, hem danışanlara, dolayısıyla tüm ilişkilere kattığı değerli prensipleri var. Öncelikle yargısızlık; koçun nötr olma haline geçerek, kendi değer ve yargılarından sıyrılıp, kişiyle uyumlanması, onu kendi yargı süzgecinden geçirmeden duyması, dinlemesi. Akıl/yön vermeden, denk bir ilişki içinde, güvenli, açık ve samimi bir ortam yaratması. Bu şekilde, sadece ayna olunarak, kişinin kendisini duyması ve kendisiyle ilgili farkındalığının artırması sağlanır. Bu süreçteki diğer değerli katkı, karşındaki kişilerde iyiyi görebilme; bir şeyin, bir kimsenin içindeki iyiyi, güzeli görebilme, görme yeteneğini geliştirebilmektir. Eşsizlik; hepimiz biriz, bir bütünün parçalarıyız ve aynı zamanda o bütünün eşsiz parçalarıyız. Zamana, mekana, bağlama göre değişebilen türlü veçhelerimiz var. Her durum biricik, her tepki, her ilişki de biricik ve eşsiz. Koçluk süreci tüm bunlara değer verir. Sürecin içinde, gündemsiz olarak, akışta kalan koç, tüm bu anlatılanları gerçekleştirebilmek için temelde dinler ve soru sorarak kişiyi açar, derinleştirir. Yargısız, samimi, esnek olarak ve güven vererek, danışanın açık ve samimi olmasına olanak sağlar. Karşılıklı güven ve uyum sürecin işlemesi için çok önem taşır.

Koçluk görüşmesinin yararı nedir? Neye hizmet eder? Farkındalığın ve seçeneklerin artması ve süreçte kazanılan cesaret ile hedefe doğru adım atmak ve aktif hale gelmek mümkün olur. Kendisiyle, başkasıyla ve dünyayla sağlıklı iletişim kurma becerisi geliştirmek, kurban rolünden çıkıp aktif olmak, perspektif sahibi olarak, hayata yukarıdan ve dışarıdan bakabilmek, kendine güven, bütüne güven, yargılayıcı ve tepkisel olmak yerine öğrenmeye açık ve yaratıcı olmak, güçlü varlık durumu. Varılacak noktada, ne yaptığını değil kim olduğunu şekillendiren bir süreç tamamlanmış olur. Nasıl biri? Kendisiyle ve çevresiyle nasıl ilişki kuran, nasıl bir etki yaratan biri?

İş Hayatında Zihin Oyunları kitabının yazarı Timothy Gallwey tenis koçluğu yaparken, oyuncuya yapması gerekenleri dışarıdan söyleyince içselleşmediğini, kendisi keşfettiğinde ise daha yaratıcı olup, hem değişimi içselleştirdiğini hem de kalıcı değişim yaratabildiğini gözlemlemiş. Çok güzel bir benzetmesi var: bizler sürücüyüz, farlar farkındalığımız, aracın yakıtı hayallerimiz/hedeflerimiz, direksiyon da seçimlerimiz. İhtiyaç duyulduğunda, yolu aydınlatabilmek ve yola koyulmak için koçluk sanatı her yaştan kişi için son derece keyifli bir yolculuk olacaktır.